16. “Dost” İslam’a Hizmet Ödülleri
17 Ekim 2019
Hepsini göster

“Fetih” başlıklı 17. DOST İslâm’a Hizmet Ödülleri takdim töreni 08 Kasım Pazar günü ONLINE olarak gerçekleştirilecektir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.s.) doğumunun yıldönümünü ve herkesi tevhid bayrağı altında toplayan sevgisini idrak etmek gayesiyle her yıl verilmekte olan “DOST” İslâm’a Hizmet Ödülleri”  08 Kasım Pazar günü ONLINE olarak gerçekleştirilecek olan törenle sahiplerini bulacak.

"Fetih" başlığı ile düzenlenecek gecede takdim edilecek 17. “DOST” İslâm’a Hizmet Ödülleri, Türkiye’den Haluk Dursun’a  ve yurt dışından Suad el-Hakîm'e veriliyor.

ÖDÜL TÖRENİ TARİHİ:  08 Kasım 2020 Pazar, Saat: 20:00

Gecenin Sponsorları: Nefes Yayıncılık ve Tuti Kitap  

Katılım, herkese açık ve ücretsizdir.

***17. DOST - İslâm'a Hizmet Ödülleri Takdim Gecesi canlı yayını, Nefes Yayınevi A.Ş. tarafından gerçekleştirilmektedir.

 
 
 
 
Michel CHODKIEWICZ (d.1929)

Michel Chodkiewicz, 1929 yılında, Paris’te, 6 çocuklu bir ailede dünyaya gelir. Babası sulh hâkimidir.

Eğitiminin çoğunu Paris’te tamamlar ve üniversiteden mezun olduktan sonra seyahat etmeye başlar. 1951’de İtalyan asıllı olan şimdiki eşi ile dünya evine girer. Bir yandan çalışıp ailesine bakarken bir yandan da kendi çabalarıyla Arapça öğrenir.

1956 yılında Fransa’nın ünlü yayınevi Seuil Yayınları’nda çalışmaya başlar. 1965’de Seuil Yayınları’nın bir iştiraki olan Bilimsel Yayınlar Topluluğu’nun yönetimine getirilir. 1970’de popüler bilim dergisi alanında La Recherche ve 1978’de de L’Histoire tarih dergilerini yayın hayatına kazandırır. 1977’de Seuil’ün genel müdür yardımcısı, 1979 yılında da yönetim kurulu başkanı olur. 1979’dan, emekli olduğu 1989 yılına kadar aynı yayınevinde genel müdür olarak görev yapar. Seul ile bağını emekli olduktan sonra da 2001 yılına kadar devam ettirir.

Michel Chodkiewicz’in İtalyan asıllı eşinden 8 çocuğu, 22 torunu ve 17 torun çocuğu vardır.

İbnü’l-Arabî ile tanışması, İspanyol araştırmacı Asín Palacios’un tercüme ettiği eserleri sayesinde olur. Ekberî vârislere bir örnek dediği, Romen asıllı bir Şâzelî şeyhi olan Michel Valsan, İbnü’l-Arabî’nin öğretilerini anlamasına yardımcı olur. Bu çalışmalar onda derin bir Allah ve Peygamber aşkı doğurur.

Mağrip’e yaptığı ilk seyahatten itibaren Müslüman toplumla temas eden Michel Chodkiewicz bu araştırmalarını Mısır, Türkiye, Endonezya gibi ülkelere yaptığı seyahatlerle derinleştirir. Bu seyahatler kendisine tasavvufu keşfetme fırsatı sunar. Şeyhü’l Ekber’in öğretisi ve onunla kurduğu özel ilişki sayesinde Müslüman olur.

Editör olarak devam eden profesyonel yaşatısına paralel olarak, Futûhât-ı Mekkiyye ve Fusûsu’l Hikem üzerine kişisel çalışmalar yapar. Klasik akademik çerçevenin dışında yapmış olduğu bu çalışmalardan dolayı, 1982 yılında, sosyal bilimler alanında faaliyet gösteren, l’Ecole des Hautes Etudes’de, tasavvuf üzerine yapılan seminerlerden sorumlu olur. Emekli olduktan sonra L’Ecole des Hautes Etudes’e direktör olarak atanır.

Michel Chodkiewicz’e göre “Tasavvuf, arkaik Yunanca’nın şifresinin çözülmesi ya da Osiris Kültünün tekrar inşaası değildir! Tasavvuf yaşamaktadır. Binaenaleyh, sadece elyazmalarını bir odaya kapanıp çözmek bu çalışma için kâfi değildir. Tasavvufun kaynağını Kur’an’da aramak gereklidir: Başka bir deyişle, Tasavvuf müslümandır ve hariçten nakledilmiş bir inançlar karışımı değildir.”

Michel Chodkiewicz’in başlıca çalışma alanları, İbnü’l-Arabî doktrini ve Müslüman toplumlarda veliliğin tarihidir. Bu alanda yapılan çalışmaların eksikliğinden dolayı, metodoloji konusundaki sorunları çözebilmeyi ana amacı haline getirmiştir.

1994 yılında “Müslüman Arap toplumlarında Veliliğin Tarihi” konulu bir sempozyuma liderlik eder. Avrupa, bu sempozyumda velâyet tarihinin ve özellikle İslâmî geleneğin ifadesinin zirvesi olan İbnü’l-Arabî’nin eserlerinin ilk kez sentezlenerek ele alınışına şâhid olur.

1996’da, alanında tanınmış Maghreb Horizons/Mağrip Ufukları dergisinin kendisine ithaf ettiği sayısına velâyet başlığını atar. Bu sayı, tasavvuf alanındaki en önemli akademik uzmanların ve öğrencilerinin Michel Chodkiewicz’e gösterdikleri saygıya ve üstâdın çalışmalarının etkilerine şâhitlik eder.

Michel Chodkiewicz’in özellikle İbnü’l-Arabî Hazretlerinin entelektüel ve mânevî mirasına katkısı büyüktür. Kur’an ve Peygamber modelinin, Ekberî doktrinde başından beri sahip oldukları merkezî rollerinin gerçek boyutlarıyla gündeme gelmesini sağlamıştır: Ona göre Şeyhü’l Ekber’in öğretisi bir teori değildir, eserlerinde bulunan aslî kavramların her biri hem İbnü’l-Arabî hem de sözkonusu ettiği diğer şeyhler tarafından bizzat tecrübe edilmiş olgulardır. Bu nüfuz edici zenginlik Chodkiewicz’in Ekberî külliyatın sentezi ve tasnifindeki büyük çabalarına da yansımıştır. Böylece Michel Chodkiewicz tarafından önerilen model, velâyetin tipleri, şekilleri ve fonksiyonları açısından en karmaşık taraflarını aydınlatmaya vesîle olmuştur.

Michel Chodkiewicz’e göre İbnü’l-Arabî doktrini sadece Kur’ân’a dayalı bir düşünce değildir ; onunla ayrıştırılamayacak kadar içiçedir. Çalışmaları İbnü’l-Arabî metinlerinin yapısının Kur’ân’ın yapısına göre belirlendiğini ortaya koymuştur.

Chodkiewicz der ki: “İbnü’l-Arabî’nin eserlerinin, muhtevâ ve hatta yapı itibarıyla, tertibi ve düzeni ile ancak Kur’ân’a atıfla anlaşılabileceğin(i gösterdiğim)e inanıyorum. Binaenaleyh, öncesinde Kur’an ilmine derinlemesine vâkıf olmayan birinin bu eserleri anlaması mümkün değildir. İbnü’l-Arabî’nin muhatabı olan okuyucu, bir ya da iki kelime ile, İbnü’l-Arabî alenen belirtmese dahi söz konusu metindeki düşüncenin kaynağının bulunduğu âyet ya da sûreye yaptığı atıfı anlayabilecektir.”

İbnü’l-Arabî, eserlerinde kullandığı kaynakları için “Sohbetlerimizde ve yazılarımızda söylediğimiz her şey Kur’an ve hazinelerinden kaynaklanmaktadır” der. Bundan ilham alarak Sahilsiz Bir Umman ismini verdiği ve okuyucuyu Kur’ân-ı Kerim’in icazına hayrette bırakarak şaşırttığı, aynı zamanda İbnü’l-Arabî’ye ve onun düşünce sistemine doğru uzun bir yolculuğa çıkardığı kitabında şöyle der: “İbn Manzûr, meşhur Lisânu’l-Arab’ının önsözünde, bu sözlüğü yazmaktaki maksadının ‘tıpkı kavmi kendisiyle alay ederken Hz. Nuh’un gemisini inşa etmesi gibi’ Hz. Peygamber’in lisanının bütün kelimelerini biraraya toplamak olduğunu açıklar. İbnü’l-Arabî’nin yaptığı da bir mânâda yine böyle bir gemi inşa etmektir.”

“Hayret içinde sahilsiz bir umman ve ummansız bir sahil gördüm.”der İbnü’l-Arabî. Burada ‘sahilsiz umman’ ve ‘ummansız sahil’ imgelerinin bizzat Kur’ân’a işaret ediyor olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira Şeyh-i Ekber, eserinin başka yerlerinde Kur’ân’ın ‘sahilsiz bir umman’ olduğunu söylemektedir. İlâhî hitabın lafzı, onda dâimî bir vahyedilişken göremeyenler nazarında ise sadece ‘ummansız bir sahil’dir. Ancak kuvvetli bir nefese sahip olup ona dalanlar için sınırsız ve tüketilemezdir. İlâhî hitabın aynı anda her iki özelliği de taşıdığı iyi anlaşılmalıdır. ‘Sahil’ (zâhirî mânâ ve bu zâhirî mânânın îman ve ameller için çizdiği sınırlar) asla kaybolmaz, şerîat bu dünyada daima geçerli kalır ve insanın kemâle ulaşması da ancak onun içinde ve onunla mümkündür.”

“Peygamberî modelin yokluğunda İslâm’da velâyetin düşünülmesi imkânsızdır. Tanrı’dan başkasına ait olmayan velâyet, ‘en güzel örnek’ olan Peygamber ölçüsünde insana kapılarını açmıştır. Dahası, tek mükemmel varlık olan Hz. Muhammed (s.a.s.), yaratıldığı şeyin ne olduğunu fiilî olarak tam idrak eden tek kişidir. Mânevî hayatın tüm amacı bu mükemmelliğe ulaşmak olduğuna göre velâyetin amacı Peygamber velâyetine katılmaktan başka bir şey olamaz.”

Michel Chodkiewicz’in çok sayıda makalesi ve kitapları yayınlanmış ve İngilizce, Arapça, Türkçe gibi birçok dile çevrilmiştir.

İbnü’l-Arabî’nin düşüncesinin keşfi ve derinleştirilmesi üzerine, gerek doğrudan, gerek analizler vasıtasıyla, gerek yorumlar ve tercüme edilmiş metinlerin sunumlarıyla, gerek bir örneği Abdülkâdir el-Cezâirî üzerine olmak üzere, diğer eserlerin etüdü halinde beş eser neşretmiştir (Evliyaların Mührü, Sahilsiz Bir Umman…) Michel Chodkiewicz’in kimi zaman nesiller, hatta yüzyıllar boyunca tekrarlanmış önyargıları ortadan kaldıran, kimi zaman okuyucunun “deneysel” olarak nitelendirebileceği, metinlerle samimi etkileşimi sonucunda ulaştığı, şahsî buluşlarından faydalanmaya davet eden birçok özel yönü vardır.

Michel Chodkiewicz, ilmî yetkinlik ve titizliğinin yanı sıra, insan ilişkilerinde hilmi ve sevecen tavrıyla dikkat çekmiştir. Öğrenci veya meslekdaşlarının hiçbir sorusunu cevapsız bırakmamış, herkes onda bahsettiği değerler bütününü sadece açıklamakla kalmayıp bu prensipleri hayata geçirme çabası içinde olan birinin uyandırabileceği derin hissiyatı tatmıştır.

16. Dost İslam'a Hizmet Ödülü Sahibi Michel Chodkiewicz
Ahmet Murat Özel - Michel Chodkiewicz hakkında röportaj
James Morris - Michel Chodkiewicz hakkında röportaj
Laila Khalifa - Michel Chodkiewicz hakkında röportaj
Mustafa Tahralı - Michel Chodkiewicz hakkında röportaj

17. DOST İslâm’a Hizmet Ödülleri Takdimi Töreni - CANLI YAYIN


Video Albümü

Fotoğraf Albümü