Türk Kadınları Kültür Derneği, 1966 yılında, başında büyük mutasavvıf, yazar Sâmiha Ayverdi’nin bulunduğu bir grup hanımefendi tarafından kuruldu. Bu hanımefendiler, Türkiye’nin unuttuğu ortak değerleri ortaya çıkarmak için büyük gayret gösterip, imkânsızlıklar içinde yaşayan insanlara yardım ederek; o güne kadar içlerinde barındırdıkları hâlde, farkında olmadıkları yücelik ve güzellikteki enerjiyi ihtiyâcı olanlara yönlendirip onların mutlu insanlar hâline gelmelerine gayret ettiler. Yaşadıkları değişimin getirdiği bu huzuru çevrelerine yaymak üzere her biri kendi çapında bir eğitmen olarak yetiştiler. Devrin en büyük akademisi olan Kubbealtı’nda da maddî-mânevî eğitim görerek, siyâsetten mâliyeye, tasavvuftan Kur’an’daki hakîkatlere kadar değişik ve çeşitli konularda geniş bir bakış açısı ile yetiştiler ve orada öğrendiklerini yaşayarak anlattılar.

İçişleri Bakanlığının 19.06.1973 tarih ve (A) U-54/146345 Sayılı yazısı üzerine 22.11.1972 tarih ve 1630 Sayılı Kanunun 53. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nun 28.06.1973 tarihli kararı ile, dernek adının başına “Türk” ilave edilerek Türk Kadınları Kültür Derneği adını alarak, ünvanıyla Türk Kadınları’nı temsil eden ilk sivil toplum kuruluşu oldu.

Sâmiha Ayverdi’nin ifadesiyle:
“Kadın döl veren ve doğurduklarıyla berâber bütün âileyi bir görenek ve gelenekler nizâmı içinde toplayıp birleştiren mes’ûl şahıs, cemiyet âhenginin ipuçlarını elinde tutan ve âile kavramını petekleyip dolduran sırlı kuvvettir.”

“Hür doğmuş olan insan, kendini, kendinde gizli ve mevcut olan iç kuvvetlerin emrinden kurtaramadığı, beşerî hassalarına hâkim olup onlara söz geçiremediği müddetçe, ister ilim, ister san'at, ister teknik veyâ devlet adamı olsun, ne zaman ve nasıl patlayacağı belli olmayan bir sürprizli bombadır ki, bir an iyilik yaparken, ednâ bir tahrikle, kötülük yapmaktan da geri kalmayacak olan zavallı bir esirdir. Şu hâlde, dünyâyı mâmûr eden, kendi kendinin efendisi olmuş bulunan insan olduğu gibi, vîrân eyleyen de gene maddece hür, mânâca esir olan adamdır. Dünyâ için en büyük tehlike ise, serseri mayınlar gibi, çarpacağı yer kestirilemeyen bu kendinden habersiz kalabalıklardır.”
Bugün de burada ifade olunan yaklaşımla hizmetlerimiz devam etmektedir.


İşbirliklerimiz

isbirlik-kerim
isbirlik-uuv
isbirlik-nefes3
isbirlik-tuti
isbirlik-akademi2
isbirlik-nef